DOĞUM SONRASI ANNELERİ NELER BEKLİYOR?


  • Doğum sonrası hastaneden oldukça kısa bir sürede genellikle 24-48 saat içinde çıkabilirsiniz.
  •  Eğer mümkünse ilk bir hafta için size yardım edecek birini ayarlayın.
  • Doğumdan sonraki 2-3 gün eşinizle birlikte bebeğinizle vakit geçirmeye ve yeni birlikteliğinizi tanımaya çalışın.
  • İlk 1 hafta evin bakımı ya da başka işlerle meşgul olmaktansa bebeğinizin kokusunun tadına varın.
  •  Bu günlerin nasıl geçtiğinin farkına bile varmayacaksınız. Geriye baktığınızda ‘ keşke şu şöyle olsaydı’ demeyecek kadar dolu yaşayın.
  • Bazı babalar eşlerini hastanede bırakıp eve dönmek zorunda kalmışsa bu dönemde biraz kendilerinin ihmal edildiklerini düşünebilirler. Aile bağlarının bu dönemde oluşması çok önemlidir. Mümkün olduğunca ilk zamanlar anneler kadar babalarda bebeklerini kucaklayıp yeni aile üyesine alışmalıdır.
  • Anne olarak sizler kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Dikişleriniz varsa dikiş yerleriniz sızlayacak ve tuvalalete gitmek size zor gelecektir.
  •  Göğüsleriniz sütle dolmaya başlayınca biraz rahatsız olabilirsiniz. Bebeğinizi mümkün olduğunca sık emzirmeye çalışmalısınız.
  • Emziren annelerin özel bir durumu bebekleri emmek istedikleri zaman ağlamadan önce göğüslerinde bir yanma hissetmeleridir. Bu onlara konmuş bir alarm sistemi gibidir. Bebek acıktığında göğüsler sütle dolar. Bunun için sert ve destekleyici bir sütyen giymek işe yarayabilir.
  • Aslında yeni bir bebeğe sahip olmak heyecan ve mutluluğu diğer bütün sorunları silecek kadar büyüktür.
  • Bazı annelerde özellikle çok yorulmuş ve bebeklerine tam istedikleri gibi bakamama düşüncesi ile olumsuz duygular gelişebilir.
  • Doğumdan sonraki birkaç gün içinde hormonlarınız büyük oranda değişir. Bundan dolayı bazı anneler zor bir doğum geçirmiş ya da başka bir sorun yaşamışlar ise doğumun 3. Günü çok ağlamaklı olabilirler.
  • Bazı anneler ise bebeklerini ilk bakışta sevemediklerini düşünerek kendilerini suçlu hissederler.
  • Bütün olumsuzluklara rağmen, her soruna karşı bir sağırlık oluşturarak bebeğinize ihtiyacı olan sevgi ve sıcaklığı verebilir, bakımını da elinizden gelen en güzel şekilde yapabilirsiniz. Bebeğiniz için en değerli şey ona karşı beslediğiniz sevgi, şefkat ve bakımı konusunda harcadığınız çabadır.
Reklamlar

HASTANEDE DOĞUM YAPTIYSANIZ

  • Hastanede doğum yaptıysanız doğumdan sonra odanıza alınacaksınız.
  • Birçok anne hastanede kalmayı dinlendirici ve eğlenceli buluyor. Bazı anneler ise kendi alışık oldukları alana evlerine gitmek istiyor.
  • Eğer ilk doğumunuz ise mutlaka birçok konuda yardıma ve rehberliğe ihtiyacınız olacaktır.
  •  Ebeler doğum sonrası iyileşme durumunu kontrol ettikleri gibi, bebeğinize nasıl bakmanız gerektiğini de size eğitim vererek anlatacaklardır.
  • Ebelerinize soru sormaktan çekinmeyin.

DİKİŞLER

  • Bebek doğduktan sonra ilk günü çoğunlukla uyuyarak geçireceksiniz. İkinci gün ise kendinizi hafiflemiş hissedeceksiniz.
  • Rahatlıkla yiyecek, içecek, yatağınızdan çıkacak ve bir sandalyede oturabileceksiniz. Ama ikinci günün sonunda epizyotomi denilen vagina dikişleriniz varsa, bu dikişler gerilmeye ve kaşınmaya başlayacaktır. Bu dikişler yürüdüğünüzde oturup kalkmaya çalıştığınızda acıyabilir. Sizi rahatsız edebilir. Doktorunuz günde en az bir kez gelip sizi kontrol edecektir. Sağlığınız ile ilgili soracağınız sorularınızı o an unutmamak için bir kağıda not etmeniz faydalı olacaktır.
  • Dikişlerinizin acıdığını söyleme konularında utangaç davranmayın ve şiddetinden bahsedin.
  • Dikiş bölgenizi sıcağa yakın ılık su ile sık sık yıkamanız ve yıkadıktan sonra kuru tutmanız iyileşmesini hızlandıracaktır. Pelvik taban kası egzersizleri de iyileşme de çok yardımcı olacaktır.
  • Dikişleriniz çok sızlayacak olursa doğumunuza yardımcı olan ebeye ne yapmanız gerektiği konusunda danışın. Size uygun önerilerde bulunacaktır.
  • Otururken yavaş olmanız gerektiğini, ilk zamanlarda sırt üstü yatmak yerine yan pozisyonda yatmanız gerektiğini unutmayın.
  • İdrara çıkmak ilk günlerde sızlamanın artmasına neden olduğu için ürkütücü olabilir. İdrarı sulandırarak yanmayı azaltacağı için bolca su için.
  • Doğumdan sonra birkaç gün büyük abdeste çıkma ihtiyacınız olmayabilir. Bu süreçte kabız olmamaya dikkat etmelisiniz. Taze meyve, sebze, salata, kepekli ekmek tüketin ve bolca su için. Böylece kabızlık problemi yaşamadan bu dönemi atlatabilirsiniz. Büyük abdest anında sızı duysanız da dikişlerinize bir şey olmayacağını bilin ve ilk birkaç gün tuvalet konusunda kendinizi zorlamayın.
  • Bazı durumlarda dikişlerin alınması gerekebilir. Fakat genellikle dikişler ilk 7-10 günde yara kapandıkça kendiliğinden dökülürler.

LOHUSA KANAMASI

  • Doğumdan sonra vajinadan kan ve doğum kalıntısı atılacaktır. İlk günlerde bu kanama fazla olabilir o yüzden büyük boy pede ihtiyacınız olacaktır.
  • Enfeksiyona neden olabileceği için 6 haftalık bu lohusalık döneminde kesinlikle tampon kullanmayın.
  • Emzirme aralarında akıntınızın daha fazla ve daha koyu olduğunu fark ederseniz korkmayın bu hormonal kaynaklı bir durumdur.
  • Doğum sonrası karın ağrılarınız olabilir. Bu durumda emzirmenin rahim kaslarını kasmasından kaynaklıdır. Bu acılı da olsa sağlık habercisidir. Zaten dayanılmaz bir ağrı da hissetmezsiniz.
  • Kanamanın rengi gittikçe kahverengine dönecek ve bir kaç hafta azalarak devam edecektir. En son beyaz renk olacaktır.
  • Bu süreçten sonra bebeğinizi emzirmeye devam ediyorsanız birkaç hafta ya da ay adet görmeyebilirsiniz. Buna halk arasında ‘süt koruması’ denir. Bu yöntem aile planlaması olarak kullanılmamalıdır.
Reklamlar

DOĞUM SONRASI

RAHMİNİZ

  • Doğumdan hemen sonra eskiden olduğu gibi dümdüz bir karna sahip olamayacaksınız. Yani gebelik süresi boyunca rahim ağırlığı 2 kiloya kadar çıkar. Doğumdan sonra 6 hafta içinde 55-60 grama düşecek şekilde, büzülür ve küçülür.
  • Rahmin küçülmesi doğumdan sonra atılan kanla başlar. Kanama başlangıçta fazladır. Fakat genellikle adetin son günleri gibi devam eder.
  • Eğer emzirmiyorsanız belki birkaç hafta, emziriyorsanız belki bir kaç ay adet görmeyebilirsiniz.
  • Rahmin büzülmesi sırasında ara ara karın krampları yaşayabilirsiniz. Bunlara doğum sonrası rahim ağrıları denir. Genellikle bu ağrılar ikinci ve üçüncü çocukta birinciye göre daha fazla hissedilir. Bu kasılma ile rahim içinde kalan atıkları dışarı atmaktadır. Kanlı atıklar dışında rahim bebeğin büyümesi için oluşturulan ek katmanı ve gebelik sürecindeki hücreleri de değiştirmek zorundadır. İlk hafta kırmızı olan akıntı rengi ikinci hafta kahverengi hala gelebilir. Son haftalarda iyice açılarak sarımsı beyazımsı bir renk alan vajinal akıntı üçüncü haftanın sonlarında çok çok az gelir. Ancak tam olarak bitmesi genellikle 6-8 hafta sürecektir.

GÖĞÜSLERİNİZ

  • Rahim kasılmaları ile göğüsler arasında muhteşem bir mekanizma vardır. Bu karmaşık ilişkide biri çalıştığında diğeri de hareket eder.
  • Doğumdan sonraki 3 gün içerisinde bebek ister zamanında isterse prematüre doğmuş olsun bir iç sinyal süt üretme işlemini başlatır. Daha önce göğüslerde toplanan sütün adı kolostrum (ağız sütü) dur.
  • Göğüsleriniz sertleşip, dolu ve rahatsız edici olduğunu hissedince sütünüzün geldiğini anlayacaksınız.
  • Emziren annelerde bu rahatsızlık hissi bebek emmeye başlayınca hemen kesilir. Emzirmeyen anne ise kuruma döneminde biraz sıkıntı yaşayabilir.
  • Sıkı bir göğüs bağı ve sütyen kullanmak, göğse buz torbası koymak emzirmeyen anneler için rahatsızlığı biraz hafifletebilir.
  • Emziren anne iseniz bir ebe ya da hemşire size bebeğinizi göğsünüze nasıl koymanız gerektiğini, onu ilgili ve uyanık tutmanın yolları hakkında size eğitim verecektir.
  • Bebek genellikle, süt akmaya başlamadan, emme refleksinin gelişmesi için birkaç defa göğse konur. Burada önemli husus ilk defa bebeğin kuru göğsü aşırı emmesine izin vermemektir. Çünkü bu göğüs uçlarının yaralanmasına sebep olur. En uygun yolu bebeği her beslemenizde her bir memeyi birkaç dakika emmesine bebeğinizi alıştırın. Göğüslerinizden gelen ilk süt kolostrumun rengi açık kahverengidir. Bu ağız sütü dediğimiz süt bebeği bazı enfeksiyonlara karşı korur.
  • Meme ucu ile bebeğin ağzına dokunun. Bebek ağzını açtığında bebenin ucundaki koyu renkli kısmı girebildiği kadar verin. Memenin sadece ucunu verirseniz bu bebeğin yeterince doymamasına, sütü alamamasına ve meme başının tahriş olmasına sebep olur.
  • Emzirirken meme ile bebeğin burnu arasında mesafe olmasına gayret edin ki bebek rahat nefes alıp verebilsin.
  • Bebek doyduğunda memeyi bebeğin ağzından çekmeyin. Bebeğe emmeyi bıraktırmak ve ya ara vermek için, parmağınızı bebeğin ağzının kenarına koyun ve çenesini açın. Bu işlem meme başının tahriş olmasını engellemek için mutlaka tavsiye edilir.
  • Meme uçlarınızı temiz tutmalısınız.
  • Emzirmeden önce temiz, ılık bir su ve saf parfümsüz bir sabunla yıkayıp iyice durulayın. Akan sütü çekmek için temiz bir pedi sütyenle göğüs arasına koyabilirsiniz. İlk emzirmeye başladığınız günlerde meme uçlarınız acıyabilir, bunun için telaşlanmayın.
  • Sütün salgılanması ve sütün bırakılması refleksi tam olarak oluşunca, bebeğin emmesiyle rahatlık duyacağınız sıvı basıncında artış hissedeceksiniz. Kural olarak ememe uçları emzirme sitiline genellikle uyum sağlar. Fakat meme uçları yine de rahatsız edici boyutta acımaya devam ederse mutlaka doktorunuza danışın.
  • Meme ucunun acıması ile ilişkili en önemli nedenin, meme ucunun bebeğe veriliş şekli olduğu tespit edilmiştir. İlk birkaç gün içinde bebeği memenin renkli kısmına (areolarına) yerleştirememe meme uçlarının zamanla acımasına neden olmaktadır. Bebeği emzirme tekniklerine uygun emzirirseniz acılı meme ucu geçici bir durum olur ve göğüsler emme işlemine yavaş yavaş alışır.
  • Emzirmeden sonra meme ucunu, saç kurutma makinesinin sıcak hava üfleyen ayarı ile uzaktan tutarak kurutabilirsiniz. Islak kalan meme ucunu kesinlikle silerek kurutmayın. Ya açık havada kendisi kurusun ya da makine ile kurutun.
  • Şunu unutmayın ki her yeni doğan bebek annesinin memesini nasıl emeceğini öğrenmiş olarak doğar. Sizin yapmanız gereken tek şey memenizin sadece ucunu değil bebeğinizin ağzına girebilecek kadar büyük bir kısmını vererek hem bebeğinize hem de kendinize yardımcı olmalısınız.
  • Göğüslerin tekrar eski halini almalarını sağlayacak kasları yoktur. Bu organlar en iyi şekilde destekli sütyenlerle korunur. Göğüslerin tekrar eski haline dönemsinde genetik faktörler asıl etkendir. Fakat iyi destekli sütyenler de sarkmaları önlemek için tavsiye edilebilir.
  • Göğüslerde üretilen sütün kalitesi genelde aynıdır. Fakat dış faktörler ve annenin ruhsal durumundan ( heyecan, endişe ve ya derin depresyon) sütün kalitesini etkiler.
  • Doğum kontrol hapları da dahil ilaçlar, müshiller alkol, nikotin, v.s anne sütüne karışır. Hatta çokça kullanılan aspirin bile anne sütüne karışarak bebeğe geçer ve bebeğin kanının pıhtılaşma zamanı ve kabiliyetini etkileyebilir. Bunlardan kesinlikle uzak durmalısınız. Reçeteli veya reçetesiz almak istediğiniz her türlü ilaç hakkında doktorunuza danışmalısınız.
  • Bebeğinizi ne zaman isterse o zaman emzirin. Başlangıçta her bir memeyi 3-5 dakika boyunca verin eve gittikten sonra her bir memeyi emme süresini 20dakika ve üstüne çıkarın. Bebeğiniz ne kadar çok emer ise o kadar çok süt oluşacaktır. Bebek büyüdükçe doyabilmek için daha fazla süte ihtiyaç duyacaktır ve memeler bu ihtiyaca otomatik olarak cevap verecektir. Evdeyken göğüslerinizi dönüşümlü olarak bebeğe verin. Bu sefer bebeği emzirmeye sağdan başladıysanız diğer sefer soldan başlayın.
  • Göğüs büyüklüğü ile süt verme kapasitesi arasında herhangi bir doğru orantı yoktur. Bazı kadınların göğsü küçüktür fakat büyük göğüslü kadınlardan daha fazla sütü olabilir.

KABIZLIK

  • Dün yediğiniz o güzel yemekler bu gün sizden ayrılmak istemiyorlar. Ağır şekilde kabız oldunuz. Bunun bir sebebi beslenme ise diğer bir sebebi de normalde yaptığınız hareketleri yapamıyor olmanızdır.
  • Diğer bir sebebi de doğum esnasında sinirlere uygulanan baskı, makat bölgesinin uyuşmasına neden olur. Bu durum dışkı atılımını sağlayan itici kasların yavaş çalışmasına neden olur.
  • Doktorunuzun tavsiye ettiği geceleri alacağınız bir laksatif ilaç dışkının daha kolay çıkmasını sağlar ve yumuşatarak hassas ve acılı bölgenin tahriş olmasını önler. Merak etmeyin birkaç hafta sonra bütün bu acılar silik bir anı olarak kalacaklar.
Reklamlar

DOĞUM SONRASI KRİZİ

  • Tam iyileşmeye başlamışken göğüsleriniz acıyabilir, rahim kasılmaları uykunuzu bölebilir. Uyumak ve oturmak için rahat bir pozisyon bulmada zorlanabilirsiniz.
  • Sonunda bebeğinizi emzirmek için rahatça yerleştiniz. Şöyle emzirirken dineleneyim diye düşündünüz tam bu sırada bebek ağlamaya başlıyor siz ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.
  • Aniden her şey tersine dönmüş gibi oluyor. Bebeğinizi sakinleştirmek için elinizden gelen her şeyi yaptınız ama sonuç vermiyor. Kendinizi gerçekten çok yorgun ve ümitsiz hissedebilirsiniz.
  • Hayatınızın ne kadar zorlaştığını ve kendinizi yeni duruma alıştırmak için yapmanız gerekenleri düşünürsünüz. Kendinizi zamanla umduğunuz kadar canlı hissetmemeye başlayabilirsiniz.
  • Yeni doğan bir bebeği tutma ve onun bakımını yapma zorunluluğu ile yüz yüze gelmekten de korkuyor olabilirsiniz. Hamile iken herkesin gözü üzerinizde ve şımartılıyorken şimdi tüm ilginin bebeğin üstünde olması size boşlukta hissi verebilir.
  • Genellikle böyle bir depresyon kısa zamanda geçmektedir. Hem yeni hem tecrübeli diğer anne babalar ile fikir alışverişinde bulunmak size bu konuda yardımcı olabilir. Bu tür duygusal sorunların üzerine çok gitmezseniz küçülüp yok olup gittiğini çekilen her ruhsal sıkıntının üstesinden gelebileceğinizi ve zamanla geçeceğini onlar da size anlatacaktır.
  • Siz olumsuzlukları dahi olumlu yönünden görebilmeye çalışan sevimli bir anne olmaya gayret edin ve gülümseyen bir yüzle bu yeni hayatınızı selamlayın. Bebeğinizin ‘Anneciğim’ diyeceği günü bekleyin.

HİJYEN HAKKINDA BİR KAÇ ÖNERİ

  • Kendinizi kuvvetli ve dinç hissettiğiniz ilk anda hatta doğumdan hemen sonra duşta yıkanabilirsiniz.
  • Her tuvalete çıktıktan sonra, iyileşene kadar bölgeyi, saf bir sabunla yıkayıp yumuşak bir tuvalet kağıdı ya da temiz bir bezle kurulayın.
  • Vajinaya yabancı bakterileri bulaştırmamaya gayret edin bunun için kurulama işlemini önden arkaya doğru yapın. Rektal bölgeden bakteri çekip vajinal bölgeyi enfekte etmemiş olursunuz.
  • Her tuvalete gittiğinizde temiz bir ped koyun.

Bebeğinizle büyüyün; nice sağlıklı günler görün…

Sağlıkla yaşayın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s