SOYA FASULYESİ FAYDALARI/ZARARLARI


Baklagillerden 1-1.5 metre uzunlukta, çiçekleri menekşe sarısı, tohumu yuvarlak ve bir yanında siyah nokta bulunan, tek yıllık otsu bir bitkidir. Besin değeri oldukça yüksek olup, A, B, E vitamini bulunur.

Bitkisel ürünler arasında protein oranı en yüksek besin soya fasulyesinin insan sağlığına faydaları saymakla bitmiyor. Ayrıca soya fasulyesi et tüketmeyen kişiler içinde önemli protein kaynağı olarak bilinmektedir. Soya fasulyesi omega-3 yağları, çoklu doymamış yağ, B vitamini, demir, çinko, çeşitli antioksidanlar, fitokimyasallar ve lif bakımından da oldukça zengin bir besindir. Soya fasulyesi Doğu Asya’ya özgü bir baklagil türü olarak bilinmektedir. Asya yemeklerinin önemli bir parçası olan soya fasulyesi ve yüzlerce yıldır tüketilmektedir. Bugün çoğunlukla Asya, Güney ve Kuzey Amerika’da yetiştirilen soya fasulyesinin çeşitli ürünleri de mevcuttur.

SOYA FASÜLYESİ FAYDALARI NELERDİR?

Tüm dünya mutfaklarında önemli bir yeri olan soya fasulyesinin sağlığa birçok yararı bulunmaktadır. Yüksek miktarda vitamin ve mineral içeren soya fasulyesi birçok hastalığa önleyici etki gösterirken birçok hastalığı da iyileştirici etkiler göstermektedir. Soya fasulyesinin faydalarından bazıları şunlardır:

Soya fasulyesi prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünün oluşumunu engeller.

Diyabet hastalığı olanlarda düzenli olarak kullanıldığında diyabete bağlı sorunları azaltmaktadır.

Aynı zamanda diyetinize soya fasulyesi eklemek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

Soya fasulyesi kemik gelişimi için önemli olan kalsiyum bakımından da oldukça zengindir.

Kemik yapısını korumaya yardımcı olan soya fasulyesi magnezyum mineralini de içermektedir.

Lif bakımından zengin olan soya fasulyesi kabızlık gibi sindirim sorunları için doğal bir ilaçtır.

Sindirim sistemini rahatlatarak huzursuz bağırsak sendromuna da iyi gelir.

Soya fasulyesinin düzenli tüketimi vücut dengenizi korumayı sağlamaktadır.

Metabolizma hızını arttırdığı bilinen soya fasulyesi menopozun etkilerini de azaltmaktadır.

İçerdiği e vitamini sayesinde cilt sağlığı açısından önemlidir.

180 gram soya fasulyesinde ortalama olarak 644 kalori bulunmaktadır. Mineral ve vitamin bakımından zengin olan soya fasulyesinin insan sağlığına da birçok faydası bulunuyor. Soya fasulyesinin besin değerleri ise şu şekildedir;

180 gram soya fasulyesi için;

Karbonhidrat (g) 0.72

Protein (g) 66.60

Yağ (g) 41.85

Lif (g) 30.60

Kolesterol (mg) 0.00

Sodyum (mg) 7.20

Potasyum (mg) 3240.00

Kalsiyum (mg) 450.00

Vitamin A (ui) 113.40

Vitamin C (mg) 0.02

Demir 18.00

Bedenin gelişmesini sağlar. Büyüme çağındaki çocuklar için oldukça faydalıdır.

Zihinsel faaliyetleri arttırır.

Yorgunluğu giderir.

Hastalıklar sonrası kişinin çabuk toparlanmasını sağlar.

Şeker hastalığına faydalıdır. Karaciğer fonksiyonlarını düzenler.

Sinirsel yapının ve kasların kuvvetlenmesini sağlar.

MEME KANSERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Soyada (ve diğer baklagiller) bulunan birçok besleyici bileşenler arasında iki ana izoflavon çeşidi genistein ve daidzein vardır. Bu bitki bazlı bileşenler (fitoöstrojen) yapı olarak insan vücudundaki östrojene benzer. Bu da vücutta östrojene tepki veren her dokuyu etkileyebilecekleri anlamına gelir.
İnsan vücudu östrojenle bugüne kadar bir sevgi-nefret ilişkisi sürdürmüştür. Östrojen kemikleri, kan damarlarını güçlü ve iyi kolesterolü yüksek tutar, östrojen azalması menopozal belirtiler (ateş basmaları, hafıza problemleri), osteoporoz, kolesterol dengesizlikleri ve kalp rahatsızlıklarıyla ilişkilendirilir. Bir zamanlar postmenopozal dönemdeki kadınlar için evrensel çare olan birleşik östrojen ve progesteron hormon replasman tedavisi (HRT) artık sağlıklı bir seçenek olarak görülmüyor. Hormon replasman tedavisi gören kadınların kalp rahatsızlıkları, meme kanseri ve akciğerde kan pıhtılaşması riski daha yüksek. Östrojen aynı zamanda bazı meme kanseri çeşitlerini de tetikleyebiliyor.
Soyanın zararlı olduğu bulgusu kanser hücrelerini de içeren birçok insan hücresinin yüzeyindeki protein reseptörlerle alakalıdır. Reseptörlerin bazı moleküllere karşı belli bir çekimi vardır ve kabul edecekleri molekülün şekli konusunda çok titiz davranırlar. Flört kısmı önemlidir çünkü hücreye nasıl davranacağını söyler. Bu bir sinir taşıyıcı kimyasal veya östrojen gibi bir hormon ve hatta özel olarak tasarlanmış bir ilaç olabilir. Bazı ‘anahtarlar’ hücrenin hareketini başlatır ve bazıları hareketini engeller. Araştırmalar soyanın her ikisini de yapabileceğini gösteriyor.
Hücreler soya moleküllerinin bitkiden elde edilen östrojeniyle insan vücudundaki östrojeni ayırt edemezler çünkü anahtar aynı şekildedir. Bazı kanser hücrelerinde büyümelerini tetikleyen östrojen reseptörleri vardır. Aslında, östrojen reseptörü pozitif meme kanseri olan kadınlar için bir tedavi yöntemi, vücudu bütün östrojenlerden uzak tutmaktır.
Teori, soyadaki fitoöstrojenlerin insan vücudunda doğal olarak bulunan östrojenle aynı şekilde davranarak kanser hücrelerinin büyümelerine yol açtığı kanısına dayanıyor. Tartışmanın diğer tarafında ise, bazıları östrojen içeren bitkinin östrojenin kanserli hücreyi büyütme becerisini elinden alarak meme kanserine karşı koruduğuna inanıyor. American Medical Association dergisinde yayınlanan bir araştırma (Aralık 2009) Çin’in Şanghay şehrinde yaşayan 5000 meme kanseri kadını takip etti ve soya bakımından zengin beslenenlerin (günde 15 gramdan fazla) ölüm riskinin yüzde 29, ve kanserin nüksetme riskinin yüzde 32 oranda azaldığı ortaya çıkardı. Asya beslenme düzenindeki soyayla Amerika’dakiler farklı çünkü Amerika’dakiler işlenmiş soya ürünleri… Asyalılar çoğunlukla soya peyniri ve birçok başka bileşen içeren mayalanmış soya ürünleriyle besleniyorlar. Asyalılar, günde 47 mg izoflavon tüketiyor, Amerikalılarsa 1-6 mg…

Soya ve soyadan yapılan besinler

Yeşil soya fasulyesi (edamame) ve soya fasulyesinden elde edilmiş geniş yelpaze sunan soya ürünleri…
-Soya sütü soya fasulyesinin haşlama suyu
– Tofu soya peyniri
– Tempeh, miso, natto ve soya sosu mayalı pişmiş soya fasulyeleri
– Soya unu yağı alınmış ve öğütülmüş un Bazı fazla işlemden geçmiş ‘frankensoy’ ürünlerinin görüntüsü ve tadı burger, frankfurter, et dilimleri, peynir ve diğer yiyeceklerle aynıdır. Soya aynı zamanda birçok ürünün içine belirtilmeden ve fark edilmeden konuluyor. Fırınlanmış ürünlerde, içeceklerde, yoğurt, besleyici barlar, dondurma, kraker ve diğer ürünlerde olabilir.

Doktor Öz’ün tavsiyesi

Seçici kurul soya ağırlıklı beslenmenin hiçbir risk taşımadığını güvenle söyleyene kadar soya; meyve, sebze, kuruyemiş, çekirdek ve tam tahılları içeren bitki bazlı beslenme programının bir parçası olarak ölçülü bir şekilde tüketilmelidir. Soya proteini yine de fazlasıyla doymuş yağ içeren hayvansal ve süt proteinlerinin yerine kullanılabilir. Genel kural olarak, kadınlar günde 46 gram, erkekler ise 56 gram protein tüketmeliler. (yaklaşık olarak 0.80 gram kaliteli protein/kg vücut ağırlığı/gün) İşte sonuç… Tabii, şimdilik…
-Soya tüketimini günde bir porsiyonla sınırlayın (30 mg’dan fazla izoflavon almayın)
-Tofu, tempeh, miso gibi kaliteli soya yiyeceklerini tercih edin.
-Fazla işleme tabi tutulmuş soya yiyeceklerini kullanmayın.
-Genistein ve daidzein gibi izoflavonlardan yapılmış soya takviyelerinden kaçının.

Sağlıkla yaşayın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: